İdarenin yapmakla yükümlü olduğu işlemler ile gerçek ve tüzel kişilerin hak ve sorumluluklarının belirlendiği mevzuat çerçevesinde, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğu titizlikle incelenmektedir. İdarenin tesis ettiği işlemlerde hukuka aykırılık bulunması halinde, bu aykırılıkların giderilmesi amacıyla idari başvuru yollarının tüketilmesi ve devamında yargısal süreçlerin işletilmesi zorunluluk arz etmektedir.
İdare Hukuku; bireylerin kamu gücü karşısında korunmasını sağlayan, hak arama özgürlüğünün en önemli araçlarından biridir. Bu alanda açılacak davalar, hem usul hem de süre bakımından son derece teknik olup, uzmanlık ve dikkat gerektirmektedir.
SD Hukuk Bürosu olarak; idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkta müvekkillerimize dava vekilliği ve önleyici / koruyucu hukuki danışmanlık hizmetleri sunmaktayız. Süreç boyunca müvekkillerimizin hak ve menfaatleri, güncel mevzuat ve yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda azami ölçüde korunmaktadır.
Bu kapsamda sunduğumuz başlıca hizmetler şunlardır:
– İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden doğan zararlara ilişkin tam yargı davalarının (maddi ve manevi tazminat talepli davalar) açılması ve takibi,
– Hukuka aykırı idari işlemlerin ortadan kaldırılmasına yönelik iptal davalarının açılması ve yürütmenin durdurulması taleplerinin ileri sürülmesi,
– Vergi tarhı, ceza ihbarnameleri, ödeme emirleri ve benzeri işlemlerden doğan vergi uyuşmazlıklarının çözümü,
– Ecrimisil ihbarnamelerine karşı düzeltme taleplerinin yapılması ve iptal davalarının açılması,
– Belediyeler ve diğer idari kurumlarca uygulanan idari para cezalarına karşı itiraz ve iptal davalarının yürütülmesi,
– İdarenin genel, soyut ve düzenleyici nitelikteki işlemlerine karşı düzenleyici işlemlerin iptali davalarının açılması,
– Kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda ön inceleme, hukuki görüş ve danışmanlık hizmetleri,
– İdari başvuru süreçlerinin hazırlanması, sürelere riayet edilmesi ve başvuruların etkin şekilde takibi.
SD Hukuk Bürosu, idare ile birey arasındaki güç dengesini hukuk yoluyla dengelemeyi amaçlayan yaklaşımıyla; müvekkillerinin kamu otoritesi karşısında etkin, kararlı ve sonuç odaklı bir hukuki temsil sunmaktadır.